Çorum’un Mecitözü ilçesine bağlı İbek köyü, Filistin’de yaşanan insanlık dramına duyarsız kalmadı. Çevresindeki 14 köyle birlikte hareket eden köy halkı, köy meydanında bir kermes ve sergi düzenleyerek Gazze için yardım kampanyası başlattı. Etkinlikte satılan her eşya, sadece maddi katkı değil, aynı zamanda derin bir şefkatin ifadesi oldu. Köy halkının gösterdiği bu duyarlılık, Anadolu’nun kalbinden yükselen sessiz ama etkili bir vicdan çağrısı niteliği taşıdı. Bir araya gelen katılımcılar, yardımın sadece büyük şehirlerde değil, en küçük yerleşimlerde bile anlamlı bir şekilde örgütlenebileceğini ortaya koydu.
Hitit Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Uçar, etkinlik kapsamında gerçekleştirdiği konuşmayla katılımcılara hem tarihsel hem de insani bir perspektif sundu. Filistin’i anlamanın ve boykot bilincinin önemini vurgulayan sunumunda, Filistin meselesinin yalnızca siyasi değil, aynı zamanda ahlaki ve insani bir sorumluluk olduğuna dikkat çekti. Katılımcıların dikkatle izlediği konuşma, dinleyiciler üzerinde güçlü bir etki bıraktı. Uçar’ın katkısı, akademik bilginin toplumsal sorumlulukla buluştuğu anlamlı bir buluşmaya dönüştü.
Etkinliğe katılan üniversite öğrencileri, İbek köy okulunda çocuklara yönelik çeşitli faaliyetler düzenleyerek Filistin konusunu farklı yönleriyle anlattı. Genç Ofis, Hitit Hafızlar, İktisat ve İlahiyat Fakülteleri’nden gönüllü öğrenciler, çocuklara oyunlar ve etkinlikler yoluyla insan hakları, adalet ve empati gibi temel değerleri aktardı. Etkinlik boyunca çocuklar hem eğlendi hem de küresel meseleler hakkında bilgi sahibi oldu. Üniversite gençliği, yalnızca bilgi değil umut da taşıdıkları bu ziyaretle kırsalda sosyal farkındalık oluşturmanın etkili yollarından birini sergilemiş oldu.
Etkinliği organize eden öğrenciler ve gönüllüler, bu girişimin sadece bir yardım faaliyeti olmadığını, aynı zamanda bir vicdan hareketi olduğunu ifade etti. Gazze’de yaşanan acıların dünyanın dört bir yanındaki kalplerde yankı bulması gerektiğini dile getiren katılımcılar, dayanışmanın gücüne inandıklarını vurguladı. Küçük bir köyden başlayan bu girişim, insani duyarlılığın sınır tanımadığını bir kez daha gösterdi. Ortaya konan emek ve gönüllülük, hem bölge halkına hem de katılımcılara uzun süre hafızalardan silinmeyecek bir iz bıraktı.

